top of page

BİN YILLARIN KONUSU: KENDİNİ BİLMEK

Güncelleme tarihi: 7 Ara 2022



Kendini bilmek yıllar süresince her din , her toplum ve her düşünce tarzında hep tartışılmıştır. İki kelimeden fazlası daha derin anlamlar barındırıyor. Kendini tanıma ,uzun yıllar boyunca tartışılsa da; "ben neyim? kimim? hayatımın anlamı ne ? yaşam amacım ne ?" soruları hala kişinin kendisi için cevapsız yada net değil .


Peki kimler ,"kendini bil"e nasıl değinmişler:


Delhi'deki Apollon Tapınağı'nın girişinde altın harflerle yazılı olan sözcüklerin kökeni beş antik Yunan bilgesine atfedilmiştir. (MÖ IV-VI Spartalı Chilon-Miletli Thales-Sokrates-Pisagor-Atinalı Solon)




Çinli filozof Lao Tzu da ayrı bir coğrafyada şöyle bahsetmiş:

“Başkalarını bilen kimse bilgili, kendini bilen kimse bilgedir.”


Yunus Emre kendini bilmenin ilmin ta kendisi olduğunu şöyle söylemiş :

“İlim ilim bilmektir

İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsen

Ya nice okumaktır!”

Don Kişot’ta da Cervantes nasihat etmiş :


“Gözlerini kendine çevirip kendi kendini tanımaya çalış; varılması en zor olan bilgi budur. Kendini tanırsan öküze özenen kurbağa gibi şişinmezsin.”


“The Matrix” filminde söz filmin içeriğinde karşınıza başka bir Latince versiyonu olan “Temet Nosce” şeklinde çıkar.



İngiliz Şair Alexander Pope’un “Know then thyself” şiirinde :


“Sen seni bil, bırak Tanrı’yı incelemeyi Kendindir kendinin asıl bileceği Sen ki durursun çift yanı deniz bir karada Aklı karanlık cüssesi kaba Çokça bilgili şüpheden yana eşi yok Almamış ama sabırdan hissesini Sallanır durur orta yerde şaşkın gitmekte ya da kalmakta Tanrı mı yoksa bir canavar mı olduğunu sanmakta Şaşkındır şaşkın bedeni mi aklı mı var seçmekte Ölmek için doğmuş kullanır aklını sadece günah işlemekte…”


Benjamin Franklin şöyle demiş:


“Son derece sert olan üç şey vardır: çelik, elmas ve kendini bilmek.”



Aşık Mahzuni Şerif “Zevzek” türküsünde:

"Kendini bilmeyen eli ne bilsin

Kendini bilmeyen halkı ne bilsin

Kendini bilmeyen hakkı ne bilsin…”


Danimarkalı ünlü filozof Søren Kierkegaard :


“Kişi, herhangi bir şeyi bilmeden önce kendini bilmeyi öğrenmelidir.”


Stefan Zweig Olağanüstü Bir Gece söyle yazmış:


“Kendini bulan insanın bu dünyada kaybedecek bir şeyi kalmamıştır. İçindeki insanı anlayan, tüm insanlığı anlamaya başlar.”


Farsça bir şiirde de :

“O ki, bilmiyor ama bilmiyor bilmediğini; cahildir, ondan uzak durun. O ki, bilmiyor ama biliyor bilmediğini; çocuktur, onu eğitin/yetiştirin. O ki, biliyor ama bilmiyor bildiğini; uykudadır, onu uyandırın. O ki, biliyor ama biliyor bildiğini; bilge kişidir, onu izleyin.”



Maslow’un ‘İhtiyaçlar Hiyerarşisi' alt düzeylerde fizyolojik, güvenlik, sevgi/ait olma ve saygınlık ihtiyaçları varken , piramidin en üst noktası ‘Kendini Gerçekleştirme’ basamağı bulunur. Kendini tanıma/bilme basamağıdır bu .




Bu üst basamağa ulaşmak ve hakikati kabul eder hale gelebilmek uzun bir yolculuktur. Koçluk farkındalık çalışmalarıyla kişinin bu yolculuğunda ona eşlik eder. Farkındalık isteyen bireylerin davranış , duygu ve düşüncelerinde istedikleri değişimi sağlamak için, piramidin alt katmalarından gelen farkındalıklar ve öğrenmelerle tetiklenmesi gerekir.

Bugün ve gelecek ile ilgili konuları işleyen koçluk süreçlerinde; değerler ,inançlar ve deneyimlerin bugüne ve gelecek dönem kararlarına katkıları kişinin farkındalık yolculuğunda istediği değişim için oldukça önemli destek sağlayacaktır.


Bin yıllar boyunca kendini bilmek için kişinin kendine yaptığı her yolculuk çok değerli çıktılar kazandırdı.

Bu yolculukta bir koçla yolunuzun kesişmesi dileğimle ...


Hale Gürler


4 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page